MIL PARTNERS ATTORNEY & LAW

  • Anasayfa
  • Hakkımızda
    • Hakkımızda
  • Ekibimiz
  • Hizmet Alanlarımız
    • Ceza Hukuku Hizmetlerimiz
    • Aile Hukuku Hizmetlerimiz
    • Ticaret Hukuku Hizmetlerimiz
    • İcra Hukuku Hizmetlerimiz
    • Göçmen ve Uluslararası Hukuki Hizmetlerimiz
    • İş Hukuku Hizmetlerimiz
    • Kvkk Danışmanlığı
  • Blog
  • Haber
  • İletişim
  • EN

İflas Ertelenmesi

Anasayfa İflas Ertelenmesi

Diğer Bloglar

  • Gemi Kira Sözleşmeleri
  • Devremülk Ve Devretatil Hakkında
  • İflas Ertelenmesi
  • İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davası Nedir?
  • Kat Mülkiyetine Tabi Bağımsız Bölüm Malikinin Merkezi Isıtma Gideri Yükümlülüğü Hakkında Bilgi Notu
  • Sınaî Mülkiyet Haklarına İlişkin İlâmların Kesinleşmeden Takibe Konu Olamaması
  • Şirketlerde Semaye Arttırımı Bilgi Notu
  • Mirasta Tenkis Davası Nedir?
  • Terekenin İflas Hükümlerine Göre Tasfiyesinde Zaman Aşımı
  • Ticari Terk Suçu

İflas Ertelenmesi

İFLAS ERTELENMESİ

İflas erteleme, Türk Ticaret Kanunu ile İcra İflas Kanunu’nda düzenlenmiştir. Normal şartlarda kurulacak olan iflas masasında şirket alacaklılarına, malvarlığı satılarak, alacakların ödemesi yapılır. İflasın ertelenmesi sistemi, şirketin iflası öncesi son bir umut olarak karşımıza çıkmaktadır. 
Mahkeme iflas erteleme için başvuran şirketin mali durumunu kurtarılabilir bulursa şayet, iflas ertelemeye karar verebilmektedir. İflas erteleme kurumu şirketin borçlularının takibini bir süreliğine durdurma olanağı sağlamaktadır. Dolayısıyla mahkeme tarafından iflas erteleme kararı verilmiş olan bir şirketin alacaklısı, iflas ertelemesinin sona ermesinden önce alacağına ulaşamaz. 

YASAL DAYANAĞI: İİK. ‘nun 179, 179/a ve 179/b maddelerinde düzenlenmiştir.
İflasın ertelenmesini isteyen kooperatif ve sermaye şirketlerinin borca batık durumda bulunması (bir diğer ifade ile varlıklarının, rayiç değerlerinin borçlarını karşılayamaması), fevkalade mühletten yararlanmamış olması ve sunacakları iyileştirme projesi kapsamında mali durumlarının ıslahının imkân dâhilinde görülmesi gerekir (İİK.m.179).
Hâkim de bu raporla o konudaki özel ve teknik bilgi ihtiyacını giderebilmeli ve raporun hukuka uygunluğunu denetlemelidir. Projenin ciddi ve inandırıcılığı öncelikle ve özellikle sermaye ve/veya kârlılığın ne şekilde arttırılacağı ve borca batıklıktan kurtulmanın ne şekilde sağlanacağı somut, belgelere dayalı ve gerçekçi bilgi ve öngörülerden yola çıkılarak tesbit edilmeli, diğer proje unsurları için de bilimsel veriler değerlendirilmelidir.

Mahkemece projenin ciddi ve inandırıcı olup olmadığı ve süreç içindeki uygulamaların projede gösterilen iyileştirme unsurlarına uygun bulunup bulunmadığı hususunda somut verilere dayalı, teknik, denetime elverişli ve detaylı bir inceleme için, dosyanın oluşturulacak uzman bir heyete bilirkişiye tevdii gerekir.

İflasın ertelenmesi davaları, yargılama aşamasındaki gelişmelerin de gözlendiği, bu süreçteki iyileşme ve kötüleşmelerin hükme esas alınmasını gerektiren davalardır. Gerek bozma kararından önce ve gerek bu karardan sonra görüşüne başvurulan bilirkişi heyetleri, bu özelliği gözden kaçırmışlar ve borca batıklık durumunu ısrarla 28.2.2009 tarihi itibariyle incelemişlerdir. MAHKEMECE BORCA BATIKLIĞIN MÜMKÜN OLDUĞUNCA GÜNCEL BİÇİMDE HESAPLATILMASI GEREKİR.  (23.HD, 25.01.2013 T., 2012/6013 E., 2013/410 K.)

İFLAS ERTELEMESİNDEN KİMLER YARARLANIR
           İflas ertelemesinden kimler yararlanır sorusunu tüm şirket sahiplerinin merak ettiği sorulardan bir tanesidir. Sermaye şirketleri ve kooperatif şirketlere yöneliktir.
Gerçek kişi olan tacirlerin iflas erteleme kurumundan faydalanabilmeleri mümkün değildir. 
İcra İflas Kanunu’na göre bu imkan anonim, limited, sermayesi paylara bölünmüş komantid şirketlere tanınmış bir imkandır. Şahıs şirketleri, adi şirketler, komandit ve kolektif şirketler de iflas ertelemeden faydalanamamaktadır. İflas erteleme talebi ilgili şirketler tarafından Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yapılmalıdır. 

 BİRDEN FAZLA ŞİRKETİN İ.E. TALEBİNDE BULUNMASI

Birden çok şirketin bir arada iflas erteleme davası açmalarındaki pratik sebebin, bu şirketlerin birbirleri ile aynı iktisadi bütünlüğü oluşturmaları ve birindeki iyileşme ya da kötüleşmenin diğerlerini de etkileyecek nitelikte bulunmasıdır. 

İFLAS ERTELEMESİ İSTENEBİLMESİ İÇİN: 

MADDİ ŞARTLAR:

1)Şirketin Borca Batık Olması 
2)Mali Durumunun İyileştirilmesinin Mümkün Olması    
Gerekir.

            ŞEKLİ ŞARTLAR:
İFLAS ERTELENMESİNİN TALEP EDİLMESİ GEREKİR.(MAHKEME RESEN KARAR VEREMEZ.)
BORCA BATIKLIK BİLDİRİMİNİN YAPILMASI GEREKİR.
ŞİRKET BİLANÇOSU VE İYİLEŞTİRME PROJESİNİN DE MAHKEMEYE SUNULMASI GEREKİR.
FEVKALADE MÜHLET’TEN YARARLANILMAMIŞ OLUNMASI (Eğer bir şirket, fevkalade mühlet kurumundan yararlanmış ise mühletin bitiminden itibaren 1 yıl içerisinde iflas ertelemeden yararlanamayacaktır.

İFLAS ERTELEMEDE ALACAKLILARIN DURUMU
İcra İflas Kanunu’nda ‘Erteleme Kararının Etkileri’ başlıklı 179.maddenin b bendinde “Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dâhil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.
Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda erteleme süresince işleyecek olup mevcut rehinle karşılanamayacak faizler teminatlandırılmak zorundadır.
206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.” öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere başlamış takiplerin duracağı ve yeni takip başlatılamayacağı barizdir. 
Ancak birtakım istisnalar da belirtilmiştir. Buna göre iflas erteleme süresi boyunca taşınır ve taşınmaz ve ticari işletme rehniyle elde edilmiş alacaklar sebebiyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilecektir. Bu şekilde başlamış takiplere de devam edilir. Ancak okumuş olduğunuz maddede gösterilen, bu takipler sebebiyle muhafaza tedbirleri alınamayacağı gibi rehinli malların satışının da olamayacağıdır.  
Maddede ayrıca 206.maddenin birinci sırasında yazılı olan alacaklardan bahsedilmiştir. Bunlar;  
A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dâhil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,
B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları,
C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacaklarıdır.

İYİLEŞTİRME PROJESİ:

İflas erteleme talebi ile birlikte iyileştirme projesi ve bunun ciddi ve inandırıcı olduğunu gösterir bilgi ve belgelerin mahkemeye sunulması zorunludur. (İİK. m.179)

İyileştirme projesi ciddi ve inandırıcı olmalıdır.

Projede iyileştirmenin nasıl yapılacağı ve öngörülen tedbirlerin kaynağı gösterilmelidir. 


Örneğin; 

sermaye koyma borcunu tam olarak yerine getirmeyen şirketin iyileştirme projesi ciddi ve inandırıcı kabul edilemez.

Cirosu önemli ölçüde düşen şirketin İ.P. ciddi ve inandırıcı kabul edilemez.

Şirket ortağının şirketi kendisine borçlandırması projenin inandırıcılığı ve ciddiyetini yitirmesine neden olur. (23. HD, 25.02.2013 T.,2012/6774 E., 2013/1049)

Sermaye ihtiyacı olan şirketin ortaklarının sermaye koyma borcunu yerine getirmeden takip ettikleri iflas ertelemesi talebinde iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğu kabul edilemez. 

İ.P. gösterilen yatırımların nasıl finanse edileceği somut bilgi ve belgelere dayalı olarak gösterilmelidir.

KAYYIM ATANMASI    :

    Tensiple birlikte;

ENVARTER DÜZENLENMESİ ve

(yönetim kurulunun yerine geçmesi ya da) YÖNETİM KURURLU KARARLARINI ONAYLAMASI için 

Kayyım atanır. (m.179/a)


Kayyım atanması zorunludur.

Kayyım İyileştirme Projesinin (İP) ciddi ve inandırıcı olup olmadığı konusunda mahkemeye yardımcı olur.

Kayyım atanma şekline göre YK.’nun hazırladığı İP’ni ya onaylayacak ya da YK yerine geçerek kendisi İP hazırlayacaktır.

ŞİRKETİN MALVARLIĞININ KORUNMASI İÇİN ALINACAK TEDBİRLER
Kayyım atanmasına karar veren mahkeme ayrıca şirketin malvarlığının korunması için gereken tedbirleri alır.

Bu önlemlerden kastedilen İİK m.159’da düzenlenen tedbirlerdir.

    “ Muhafaza tedbirleri:
    Madde 159 – (Değişik: 18/2/1965 - 538/76 md.)
    İflas talebi halinde mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi üzerine, mahkeme mutlaka bu tedbirlere karar vermeye mecburdur. Bu emirler iflas dairesince yerine getirilir.
    Mahkeme, defter tutmadan gayrı bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan, ileride haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğruyabilecekleri zararları karşılamak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı bir teminat alınmasını isteyebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya alacak bir ilama bağlı ise teminat aranmaz. Devlet ve adli yardıma nail kimseler de teminat göstermek mecburiyetinde değillerdir.
    Bu maddeye göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmez.”
    Muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmez. Mahkeme iflas erteleme talebi üzerine borçlu şirket aleyhine icra takibi yapılmamasına karar veremez. (m159/3) Çünkü mahkeme henüz iflas ertelemesine karar vermemiştir.

İ.E. TALEBİNİN VE KAYYIM ATANMASI KARARININ İLANI
- İ.E. talebi
- Kayyım atanması kararı
- Kayyımın mahkemece belirlenen görevleri ve temsil yetkisi ile bunların sınırları

İİK 166/2. maddesindeki usulle İLAN EDİLİR.

(İİK 166/2…… karar tarihinde, 
tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte
 
iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir  gazetede ve 

Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder. 

Tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetenin yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede ilan yapılmaz)

Alacaklıların itirazlarını sunabilmesi için ilanla birlikte duruşma günü belirlenmelidir

İlanla birlikte TİCARET SİCİLE TESCİL ETTİRİLİR.

İİK.nun 166/2. md. göre ilan yaptırılması gerekirken “Kararın ilan ve tescili için Ticaret Sicil Memurluğuna gönderilmesine” şeklinde hüküm tesisi ilanın usulü bakımından hatalı olmuştur. (23. HD., 15.01.2013 T., 2012/5244; 66) 

BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ

Gerek borca batıklığın ve gerek iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının tesbiti özel ve  teknik bilgiyi gerektirdiğinden bu değerlendirmelerin yapılması için bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır (HMK.m.266). 

Hâkim de bu raporla o konudaki özel ve teknik bilgi ihtiyacını giderebilmeli ve raporun hukuka uygunluğunu denetlemelidir. Projenin ciddi ve inandırıcılığı öncelikle ve özellikle sermaye ve/veya kârlılığın ne şekilde arttırılacağı ve borca batıklıktan kurtulmanın ne şekilde sağlanacağı somut, belgelere dayalı ve gerçekçi bilgi ve öngörülerden yola çıkılarak tesbit edilmeli, diğer proje unsurları için de bilimsel veriler değerlendirilmelidir.

Bilirkişi incelemesi yaptırılması (Yargıtay kararlarına göre) zorunludur.

Bilirkişi incelemesini asıl mahkeme tarafından yaptırılması gerekir. Delil tespiti olarak yaptırılan bilirkişi incelemesine dayalı olarak karar verilemez.

Şirket malvarlığının gerçek değerinin tespiti borca batıklığın belirlenmesi gerekir.Zaten şirket aktifinde gözüken hisselerin devrinden İ.E. kararı devam eden itirazın iptali davalarını etkilemez. Sadece verilecek hükmün İ.E. sonucuna kadar infazı yapılamaz.  

Bilirkişi ve kayyım raporları arasındaki çelişkiyi gideren, şirketin mali durumu ve iyileştirme projesini açık ve somut dayanaklarla değerlendiren rapor tanzim edilmelidir. 

Bilirkişi heyeti şirketin borca batık olduğu ve mali durumun iyileşme ümidi olduğu raporu vermesine rağmen mahkemenin İ.P.’nin ciddi ve inandırıcı olmadığı yönünde karar vermesi isabetli olmamıştır. Mahkemece bu konuda ek rapor aldırması veya yeni bir heyetten rapor aldırması gerekir. (19. HD, 06.06.2008 T, 2008/4622-6294 ) 


BORCA BATIKLIK:

Mahkeme borca batıklığı değerlendirirken ara bilanço, son yılın bilançosu veya tasfiye bilançosuna bakar. Dayanaksız borç ve alacaklar dikkate alınmaz.

Borca batıklık mecburi iflas sebebidir.

Borca batıklığın tespitinde kayıtlı değerler değil, rayiç bedeller esas alınmalıdır.

Borca batıklık hem talep, hem de karar tarihinde mevcut olmalıdır.


Borca batıklıktan kurtulma borcun tamamının ödenmesi olmayıp, aktifin pasiften fazla olmasını ifade eder. 

Şirketin öncelikle borca batık olup olmadığı araştırılmalı, borca batık ise iyileştirme ümidinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Bilançodaki aktif değerleri değil, aktiflerin rayiç değerleri göz önüne alınmalıdır. Borca batıklık yönünden bilirkişi incelemesi yeterli değildir.

Borca batıklık durumunun ortadan kalkmasına ilişkin bilirkişilerden rapor alınmadan sadece kayyım raporu ile yetinilerek hüküm verilmesi doğru değildir. (19.HD, 28.09.2006 T, 2006/7142-8968)


ERTELEME SÜRESİNİN DOLMASININ VERİLEN TEDBİRE,TAKİBE ETKİSİ

İhtiyati tedbir kararı iflasın ertelenmesi sonucu erteleme süresi sonuna kadar devam eder, buna aykırı karar vermek doğru değildir.
‘…3-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Mahkemece davacının talebi üzerine İİK.nun 179/b maddesi hükmü gereğince tedbir kararı verilmiştir. Verilen ihtiyati tedbir kararı iflasın ertelenmesi sonucu erteleme süresi sonuna kadar devam eder. Oysa iflasın ertelenmesine ilişkin olarak kurulan hükümde ihtiyati tedbir kararının açıklanan kural dikkate alınmadan hükmün kesinleşmesinden 20 gün sonrasına kadar devamına karar verilmesi isabetsizdir….’ Y19HD. 25.5.2009, 2009/3140 2009/4764

ERTELEME SÜRESİNİN BOZULMASININ TAKİPLERE, İHTİYATİ TEDBİRLERE ETKİSİ

Ertelemeye İlişkin verilen kararın bozulması ile takip yasağı kalkar.
Bozulan karar geçerliliğini ve yerine getirilme niteliğini yitirdiğinden, bozmadan sonra erteleme kararının, yasada öngörülen sonuçlarını sürdürmesi olanağı ortadan kalkmış bulunduğundan alacaklının icra takip işlemlerine devam etmesine artık bir engel bulunmamaktadır.
‘…Borçluların talebi üzerine Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/112 esas- 2009/143 karar sayılı dosyasından 16.4.2009 tarihinde verilen iflasın ertelenmesine yönelik kararın, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 10.12.2009 tarih ve 2009/9740-11570 sayılı kararı ile bozulduğu anlaşılmaktadır….Asliye Ticaret Mahkemesince İİK.nun 179/b maddesi uyarınca verilen erteleme süresinin 1 yıl olduğu görülmektedir. Bu sürenin dolmasından sonra ticaret mahkemesinden ayrıca yeniden aynı kanunun 179/b-4 fıkrası gereğince tedbir içeren bir başka kararı da bulunmamaktadır….ve yine Hukuk Genel Kurulunun25.9.1991 gün ve 955-440 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere bozulan karar geçerliliğini ve yerine getirilme niteliğini yitirdiğinden ,bozmadan sonra erteleme kararının yasada öngörülen sonuçlarını sürdürmesi olanağı ortadan kalkmış bulunduğundan alacaklının icra takip işlemlerine devam etmesine artık bir engel bulunmamaktadır. 


 

MIL PARTNERS ATTORNEY & LAW

Linkler

  • Hakkımızda
  • Hizmet Alanları
  • Ekibimiz
  • Blog ve Haberler
  • İletişim

Sosyal Medya

  • Instagram
  • Linkedin

İletişim

info@mil-partners.com
0541 774 00 38
Copyright U.E © 2024 Tüm Hakları Saklıdır.